Blog'a Dön
kurucu kişisel markası
Fotoğraf Pavel Danilyuk · Pexels
Büyüme

Kurucunun Kişisel Markası ile Şirket Markası Nasıl Dengelenir?

3 Dk Okuma

Kurucunun kişisel markası ile şirket markası, iki markanın görevlerini ayırarak, kurucunun konuşacağı konuları belirleyerek ve şirketi tek bir kişiye bağımlı bırakmayarak dengelenir. Kurucunun tanınırlığı yeni bir şirkete hızlı güven kazandırır. Şirket büyüdükçe ise markanın kurucudan bağımsız olarak da güven vermesi gerekir. Bu dengeyi baştan planlamak, ileride çıkabilecek sorunları azaltır.

İki Markanın Görevini Ayırmak

Kişisel marka ile şirket markası farklı işler yapar. Kurucunun kişisel markası fikir, deneyim ve bakış açısı paylaşır. İnsanlar bir kişiye, bir logodan daha kolay güvenir. Şirket markası ise ürünü, hizmeti, süreçleri ve müşteriye verilen sözü taşır. Bu ayrım yazılı olarak belirlenirse hangi içeriğin hangi hesaptan paylaşılacağı netleşir. Sektör yorumları, kişisel dersler ve kurucunun yolculuğu kişisel hesaptan paylaşılır. Ürün duyuruları, müşteri hikâyeleri ve kampanyalar şirket hesabından paylaşılır. Kurucu şirket paylaşımlarını kendi hesabında yeniden paylaşabilir, fakat her paylaşımın asıl yeri bellidir.

Kurucunun Konuşacağı Konuları Seçmek

Kurucunun her konuda görüş bildirmesi kişisel markayı dağıtır ve şirketi gereksiz risklere açar. Bu nedenle kurucunun uzman olduğu ve şirketin işiyle ilgili iki üç ana konu seçilir. Bir lojistik yazılımı kurucusu tedarik zinciri, girişimcilik ve ekip yönetimi hakkında yazabilir. Siyaset, tartışmalı toplumsal konular ve şirketle ilgisi olmayan alanlarda dikkatli olmak gerekir. Kurucunun söylediği her söz şirkete de mal edilir. Kişisel hesabında yaptığı sert bir yorum, şirketin müşterilerini ve çalışanlarını da etkileyebilir.

Şirketi Kişiye Bağımlı Bırakmamak

Birçok küçük şirkette müşteriler şirketi kurucunun adıyla tanır. Satışlar kurucunun ilişkilerinden gelir, toplantılarda herkes kurucuyu görmek ister. Bu durum başlangıçta faydalıdır, fakat büyümeyi sınırlar. Kurucu hastalandığında, tatile çıktığında ya da yeni bir işe odaklandığında şirket durur. Bunun önüne geçmek için şirketin kendi itibarını oluşturan unsurlar güçlendirilir. Belgelenmiş iş süreçleri, müşteri yorumları, vaka çalışmaları ve tutarlı bir hizmet kalitesi bu unsurların başında gelir. Müşteri kurucuya ulaşmadan da aynı kaliteyi aldığını gördüğünde şirket markası güçlenir.

Ekibi Görünür Kılmak

Şirket markasını güçlendirmenin etkili bir yolu, ekipteki diğer kişileri de öne çıkarmaktır. Satış, ürün ya da müşteri hizmetleri yöneticileri kendi alanlarında içerik paylaşabilir, etkinliklerde konuşabilir ve müşteri toplantılarına katılabilir. Böylece müşteri şirketi tek bir kişiyle sınırlı görmez, bir ekip olarak tanır. Bu yaklaşım ekip üyelerinin motivasyonunu da artırır. Kurucu bu süreçte ekibini destekleyen ve onları öne çıkaran bir rol üstlenir. Zamanla şirketin uzmanlığı birkaç kişiye yayılır.

Ayrılık İhtimaline Hazırlanmak

Kurucular bir gün şirketten ayrılabilir, şirketi satabilir ya da farklı bir role geçebilir. Bu durumda şirket markasının adı, sosyal medya hesapları ve web sitesi alan adı şirketin adına kayıtlı olmalıdır. Kurucunun kişisel hesabı ise ona aittir. Bu ayrım baştan yapılmazsa ileride hukuki ve ticari sorunlar çıkar. Yatırım almayı ya da şirketi satmayı düşünen girişimciler için bu konu daha da önemlidir. Yatırımcılar ve alıcılar, kurucu ayrıldığında değerini kaybedecek bir şirkete daha düşük değer biçer.

Dengeyi Zaman İçinde Ayarlamak

İdeal denge şirketin yaşına göre değişir. İlk yıllarda kurucunun görünürlüğü yüksek tutulabilir, satışların ve güvenin çoğu buradan gelir. Şirket büyüdükçe şirket markasının payı artırılır. Yılda bir kez müşterilere şirketi nasıl tanıdıkları sorulursa bu dengenin nerede durduğu görülür. Cevapların çoğu kurucunun adını içeriyorsa şirket markasına daha fazla yatırım yapma zamanı gelmiştir. Toganworks gibi marka danışmanlıkları bu tür çalışmalarda iki markanın görevlerini belgeleyen kısa bir yönerge hazırlamayı önerir.

SSS

Sık Sorulan Sorular

Kurucu kişisel hesabında şirketten hiç bahsetmemeli mi?

Hayır. Kurucunun şirket hakkında konuşması doğaldır ve güven verir. Önemli olan, kişisel hesabın şirket reklam hesabına dönüşmemesi ve kurucunun kendi bakış açısını korumasıdır.

Şirket adı kurucunun adını taşımalı mı?

Kısmen. Hukuk ve danışmanlık gibi kişisel güvene dayalı sektörlerde bu yaygındır. Şirketi büyütmeyi ya da ileride satmayı düşünenler için bağımsız bir isim daha esnek bir seçenektir.

Kurucu sosyal medyayı sevmiyorsa kişisel marka şart mı?

Hayır. Kişisel marka konferans konuşmaları, sektör yazıları ve müşteri ilişkileriyle de oluşturulabilir. Zorla yürütülen bir sosyal medya hesabı, hiç olmamasından daha zayıf bir izlenim verir.